Bad decisions make good stories yani.

varsın.

"Şuan hiçbirşey karalamadan bir yazı yazıcam. Ben sürekli kaygının olduğu yerlerden geldim huzur tamamen soru işaretiydi. Sürekli olasılıkları hesaplamak zorunda kaldım. Bu yükü kucagına bırakabilceğim kimse olmadı. Hep kendi omuzlarımda taşıdım birçok şeyi. Umarım bundan sonraki hayatında yeni yaşlarında sen bütün yüklerini başka birinin kucagına bırakabilirsin. Tüm hafifliğinle durgun ve sonsuz bir suya yürüyebilirsin. Önün uçsuz bucaksız deniz olur. Bütün kaygılı soruları arkanda bırak ki geri çekemesinler seni. Arınmışlığa yürü. Deniz adeta sana gelsin. Gerçekliği asla sorgulayamayacağın bir yaşın olsun. Ben gerçekten İYİ Kİ doğdum diyebil her yaş gününde. Tekrar iyi ki doğdun.
Floransadan bolca selamlar.”

iyi ki varsın, iyi ki tanımısım.
dimi?

iyi ki.

26 haziran bir persembe gunu dunyaya gozlerimi acmisim mesela..

babam halı sahada mac yaparken, maci birakip dogumuma gitmis bir de üstüne..

cok ugrastırmamısım, sabaha karsı 04.00 sularında dünyaya gelmisim iste, üstünden iki düzineden fazla sene gecmis birde..

bugun benim dogum günüm, kimisi icin iyi ki varım kimisi icin bilmiyorum.

"iyi ki"lerimiz eksik olmasın.

neyse,

"you’re holding on for life
holding on for life, love
holding on for life..”

lessons

”of lessons learned, of lessons learned
of bridges burned, of bridges burned
this time ı’ll do things differently
this time ı’d like to need you less

ı’m struggling, ı’m struggling
ı’ve given in, ı’ve given in
this time ı’ll keep an overview
this time ı’ll keep away from you

of lessons learned, of lessons learned
of bridges burned, of bridges burned
this time ı’ll do things differently
this time ı’d like to need you less

ı’m struggling, ı’m struggling
ı’ve given in, ı’ve given in
this time ı’ll keep an overview
this time ı’ll keep away from you”

sohn - lessons

1+1 ?

Sevilmek istiyorsunuz, çok sevilmek.
Biri gelsin ve sizi süreklilikle sevsin istiyorsunuz.
Size şiirler yazsın, merak etsin, gün aydın olsun ve iyi geceler istiyorsunuz.
Aptalca sırıtarak mesajlastigin kisi olmak istiyorsunuz.
Ansızın geliyor biri ve belki sevmeye basliyor sizi.
Size şiirler yazıyor, okumuyorsunuz.
Size mesajlar atıyor, cevap vermiyorsunuz.
Merak ediliyorsunuz, bilmiyorsunuz.
Siz, sizi kim sevsin istiyorsunuz ?
Siz ne kadar sevebiliyorsunuz ve nasıl?
Sevilmek istiyorsunuz, ve biri gelip sizi hiç sevilmediğiniz yerlerden seviyor, o kişi tarafından sevilmek istemiyorsunuz ve sonuç; sevemiyorsunuz.
Ki; Bir kere bir, en çok bu durumda etmiyorki iki..

i think of you
i haven’t slept
i think i do
but i don’t forget
my body moves
goes where i will
but though i try my heart stays still
it never moves
just won’t be left
so my mouth waters, to be fed
and you’re always in my head
you’re always in my head
you’re always in my head
you’re always in my head

you’re always in my head…
always in my… you’re always in my.

this, i guess, is to tell you you’re chosen out from the rest

n e y a p t ın.

"sessiz, yorgun, ağır, gözkapaklarım kapanıyor yine… yine…
yıkık, dökük, bu şehrin duvarları birer birer üstüme yıkılıyor yine…yine…
kuş sürüleri terk ederken bu şehri, ardında yoksul ve kimsesiz çocuk gibi bırakıyor yine… yine…
ve sonbahar sinsice yaklaşarak peşinde köpek gibi bir yalnızlığı üstüme sürüklüyor yine… yine…
sözler hep yalan! yeminleri unut!
bir veda bir sebepsiz tokat gibi çarpıyor yine… yüzüme…
şarkılar yalan! duyduklarını unut!
bir hikaye rüzgarın ellerinde savruluyor yine… yine!
kestim! akıttım! damarlarımdaki kanımda akan o kirli siyah yalanları! olmadı!
sildim! çıkardım! yüzümden kazıdım yüzüme çizdiğin o siyah derin yazıları! olmadı!
kustum! tükürdüm içimde senden kalan o keskin o acıtan hatıraları! olmadı!
söktün! defalarca diktim o küçük ellerinle açtığın ve sızlayan bütün yaralarımı! olmadı!
bana ne yaptın… ne yaptın… ne yaptın… ne yaptın çocuk!
niye yaptın… niye yaptın… niye yaptın çocuk!
göremiyorum, duyamıyorum artık dokunamıyorum çocuk!
anlatamıyorum anlatamıyorum artık ağlayamıyorum çocuk!
inanmıyorum inanmıyorum artık inanamıyorum çocuk!
bilmiyorum bilmiyorum artık sevemiyorum çocuk!
ne yağmur, ne kar, ne yüzüme vuran rüzgar, canımı yakan acıtan sonbahar, daha dinmedi çocuk!
seni silmedi çocuk!
alev alev yanan kirpiklerinden saçılan kıvılcımlarınla başlayan 
bu yangın daha sönmedi çocuk!
sönemedi çocuk!
bu viran şehirde, bu viran hikaye henüz bitmedi! bitmedi bitmedi bitmedi çocuk! bitemedi çocuk!
bu aciz şarkılar, bu aciz dualar seni geri getirmedi getirmedi getirmedi çocuk! dönmedin çocuk!
bana ne yaptın… ne yaptın… ne yaptın… ne yaptın çocuk!
bunu niye yaptın… niye yaptın… niye yaptın… niye yaptın çocuk.”

bi dakika; sana biseyler anlatmam gerek!

bugün sana bir şeyler kanamam gerek
aşk hakkında, bizim hakkımızda
bugün sana bir şeyler kanamam gerek
büyümek hakkında, ölüm hakkında
sevmek, defalarca aynı ateşe yürümek
büyümek, kayıpların üstünde yükselmek
bugün sana bir şeyler anlatmam gerek
acı hakkında, acımak hakkında
bugün sana bir şeyler bağırmam gerek
düşmek hakkında, kırılmak hakkında
bugün sana bir şeyler bağırmam gerek
düşmek hakkında, kırılmak hakkında
inanmak, kırık kanatlarla uçurumdan atlamak
savaşmak, kendi silahınla kendine vurulmak
uzanamazsın, kurtaramazsın
beni bu kör karanlıktan çıkaramazsın
anlayamazsın, anlatamazsın
kelimeler yetmez bazen konuşamazsın
durduramazsın, durduramazsın
kayar gider avuçlarından bir kalp
tutamazsın, yapamazsın, yapamazsın
kaybedecek bir şey kalmamışsa
tutunamazsın.. Düşüyorum…